Bir Sessizliğin Adı: Gazze

Bazı şehirler vardır, haritalarda küçüktür ama insanlığın vicdanında koskoca bir kıta gibi durur. Gazze işte onlardan biridir. Orada zaman, takvimlerle ölçülmez. Bir çocuğun yarım kalan oyuncağıyla, bir annenin camdan dışarı bakarken durduğu nefesle, bir babanın eve dönemediği akşamla ölçülür. Gökyüzü herkes için mavidir derler. Gazze’de değil. Orada gökyüzü, seslidir. Orada yıldızlar dilek değil, korku taşır. Ama yine de… Toprak vazgeçmez. Duvarlar yıkılır, evler susar, ama umut inatla ayakta kalır. Bir çocuk, yıkıntıların arasında taşlardan kale yapar. Bir kadın, ekmeğini üçe böler. Bir adam, yüreğinde taşıdığı acıyı sessizce toprağa emanet eder. Çünkü Gazze’de yaşamak, sadece hayatta kalmak değildir. Gazze’de yaşamak, insan kalmaya direnmek demektir. Biz uzaktan bakıyoruz. Ekranlardan, cümlelerden, sayılardan… Ama bil ki orada her sayı bir isimdir, her isim bir hikâye, her hikâye yarım bırakılmış bir hayattır. Gazze, bir haber başlığı değildir. Gazze, geçip gidecek bir gündem değildir. Gazze, insanlığın kendine sorduğu en ağır sorudur: “Biz, gerçekten insan mıyız?” Eğer hâlâ bir kalp atıyorsa dünyada, Gazze yalnız değildir. Çünkü bir yer kanarken susmayan herkes, orada bir mum yakmıştır. Ve mumlar… Karanlığı yenecek kadar küçüktür belki, ama karanlığı utandıracak kadar cesur. TARIK BULUT

2025-12-29 19:36:52 - Tarık Bulut

Daha Fazla Gönderi